19 Mayıs 2010 Çarşamba

Polis Müdahale Etti... (alıntı)





Papazın Çayırı'ndaki yorumlardan alıntı.

http://papazincayiri.blogspot.com/2010/05/bir-aziz-yldrm-yonetimi-klasigi.html#comments

Mel dedi ki...
18 Mayıs 2010 07:20


Bir alinti:

Migrosta neler oldu?
Bursa maçının 2-2 olduğu stad hoparlörlerinden anons edilince her renkdaş gibi çok sevindim. Maçın bitiş düdüğüyle beraber migros üstten‚ sahanın içine doğru koşmaya başladım. Yine de emin olamadığımdan dolayı hafif bir tedirginlik hâkimdi‚ topluluga ve bana.
Sahanın içinde hepimizi yıkan o anonsu duydum. Adam resmen Şampiyon Bursa diye bağırdı ve sahayı boşaltın dedi. Sanki babasının sahası gibi insanları kovdu. Neyse‚ boynum bükük migrosa geri tırmandım. İnsanların hepsi aynı tepkileri veriyordu; bu adam kim? Kimi kandırıyor? Böyle saçmalık‚ sorumsuzluk olmaz!
38 numaralı kapının önünde arkadaşlarımı beklemeye başladım. Bir anda en soldan (deplasman takımı tarafından) polisler birikti. Ve o taraftan başlayarak insanları coplamaya‚ tekme tokat dövmeye başladılar.Bir Fenerbahçeli abımızın koltuklar arasında yerde olduğunu gördüm. Polisler yere kapanmış adama olanca güçleri ile vuruyor‚ yanındaki oğlu çığlık çığlığa ağlıyordu.
Ben yardım etmek için ve polisleri durdurmak için; Lütfen vurmayın kalkamıyor adam dedim ki‚ sen bana işimi mi öğretcen lan diyerek benim merdivenden aşağı savurdu bir polis. Ardından aynı polis merdivenin yan tarafından (yaklaşık 2 metre ) birini sırt üstü yere fırlattı.
O renktaşımız kıpırdayamıyordu‚ bir tarafı kırıldı sandım. Sürükleyerek uzaklaştırmaya çalışırken‚ polisler bana da vurmaya başladılar. Arkadaşı kenara çektik‚ hala kalabalıgın cıkmasını bekliyorduk. Bir anda polisler üzerimize hücum etti‚ kendilerine ne bir şey attık‚ ne küfrettik. Adeta düşman ordusuna saldırır gibi‚ içerisinde cocukların‚ bayanların olduğu gruba hücum ettiler.
Fenalaşan insanlar‚ haksız yere dayak yiyip ağlayan insanlar her taraftaydı. Bulunduğumuz yerde değil Trabzonlu görmek‚ insan bile göremiyorduk. Ona rağmen acımasızca dövüldük. Bana cop sallayan polislerin yüz ifadeleri gün gibi aklımda‚ öyle bir nefret‚ hınçla sallıyordu ki copu‚ yiyen beş dakika kendine gelemedi. Polis hücumu durdu neyse ki‚
Biz öyle sandık‚ meğerse yorulmuşlar dinleniyorlarmış‚ migrosun yüksek merdivenlerinden bayanlar ve çocuklar daha zor iniyorlar hatta yavaş iniyorlar. Polis arkadan kovalayınca izdiham oldu.
Duruldu sanmıştık ki‚ yeni bir polis hücumu başladı.
Bilenler bilir‚ migros çıkışında bir köşe var‚ aynı çıkmaz sokak. İnsanlar en uzak yeri çıkış sanıp oraya doğru yürümeye‚ hatta birbirini ittirmeye ezmeye başladı. Taraftar grubunun en arkadasında polislerin önündeydim. Nefretle‚ kinle saldırıyorlardı‚ bir an bursanın şampiyonluğunu bizi döverek kutladıklarını!!! düşündüm. Neyse‚
Ben de kaçarken bi anda köşede sıkıştım. İnsanları duvarın öte tarafına attık. Daha sonra kendimi duvara çıkardım ve öte tarafa atlayıp‚ yardım istemeye koştum.
Öte tarafta ne göreyim. Bir tane polis yok‚ bir tane olay yok. Herkes rahat rahat duruyor. Ama duvara yakın kısımda ağlayan cocuklar‚ kızlar yakınları duvarın öbür tarafında ezilen insanlar. Güvenlik görevlisi buldum bi tane‚ yardım istedim. Öte tarafta insanlar köşeye sıkıştı‚ dayak yiyorlar‚ eziliyorlar dedim. Ne yapabilirm cevabı‚ mide boşluğuma yumruk oldu. Sinirden‚ çaresizlikten ağlamaya başladım. Duvara tekrar tırmandım‚ yardım etmek için‚ insanların çoğu çıkabilmiş Allahtan.
O sırada bir baktım‚ polis kamerası olayları çekiyor.Bi şey yapmadık diyorum. Gelen cevap adeta ikinci bir yumruk oldu. Bu bir toplumsal olay‚ adam seçemeyiz. Sen iyi bir cocuğa benziyorsun arada kalma dedi.
Arkadaşımızın kafasına taş geldi‚ hastaneye kaldırıldı diye savunma yapıyor üstüne üstlük. Koca taşı içeri niye alıyorsunuz kardeşim. Kapıda siz aramıyor musunuz bizi? Apış arasına kadar yoklamıyor musunuz? İçi boş plastik vuvuzelayı sokmuyorsun. Koca taş içerde.
Son sözümdür ki‚ haftaya kombinemi alıyorum. Takımımızı desteklemeye devam. Ama yönetimden ricamdır. Lütfen stada polis‚ en azından çevik kuvvet almayın.Laftan anlamıyorlar‚ insanlık bilmiyorlar.
Bu yaşananları yönetime iletebilirsek‚ bu tarz olayların önüne geçmiş oluruz.

ve


Cahit Binici dedi ki...
18 Mayıs 2010 10:21


aşağılık polis coplarina sahit olan ve maruz kalanlardanim. yukarida anlatilan milgrostaki olaylarin ben de tam ortasindaydim. en son kadincagiz "yavrumu bulamiyorum diye agliyordu". o kadını kaybettim kalabalıkta. akıbeti nedir olayin cok merak ediyorum. emniyetin toplumsal olay karsisindaki holigan ve vandal tavrindan tiksiniyorum artik. tarafisiz bir polis teskilati istemek sucsa da umurumda degil. her sehirde bu durum boyle. polis teskilati resmen takım tutuyor. trabzonda, ankarada hemen hemen her sehirde bu durum boyle.

ve


Maximus dedi ki...
18 Mayıs 2010 23:11


Bende kız arkadaşımla beraber migros tribününden çıkarken birden ne olduğunu anlamadan arkadan bir kuvvet itmeye başladı. Bir anda sıkıştık kaldık orda. kız arkadaşım "nefes alamıyorum" diye bağırıyor bende bir yandan onu korumaya çalışıyorum. Şu an şunları yazarken bile gözlerim doluyor, kötü oluyorum. Sevdiğiniz birinin gözünüzün önünde ölmesini seyretmek ve o anda hiçbir şey yapamamak nasıl bir duygudur emniyete teşekkür edenler bilebilir mi? Arkada kalan arkadaşımın gözlerinin önünde çocuğunun korumaya çalışan adamın dayak yemesini nasıl izah edebilirler? Tam o anda yüzü hala gözümün önünden çıkmayan bir abi kız arkadaşımı o ölüm makinesinin içinden çıkardı ve migros tribünün en köşesine çıkabildik. Kız arkadaşım ağlıyor, ben onu sakinleştirmeye çalışıyorum ama hala insanların haykırışlarını duyuyorum. O anı kelimelerle anlatmak inanın çok zor. Fenerium tribününden bir cam kırıldı da oraya geçip çıktık dışarı. Arkada kalan insanlar ne oldu bilmiyorum. Düşünmek istemiyorum. İnsanlar yavaş yavaş hiç bir olay çıkartmadan ayrılırken arkadan saldıran polise emir veren kim? O tarafta sorumlu amir kim? Eğer yönetimin insani bir yanı kalmışsa ki ben kaldığını düşünmüyorum Migros 39 numaralı kapı girişi önündeki kamera görüntülerini yayınlarlar. Herşeyi açıklar o kamera ama eminim ki herşeyi hasır altı etmekten çekinmeyen polis ve yönetim bunların kimsenin eline geçmesini istemez. Polise teşekkür haysiyetsizliğin göstergesidir. Eğer şikayet edeceklerse de ip adresimden bulup şikayet etsinler bu lafımdan dolayı.

Allah bana ve kimseye böyle bir anı yaşatmasın bir daha. Yıllardır taraftarlıktan çıkarılıp müşterileşmeye götürülen yolu çok net gördüm o gün ve hiçbir beklentim olmadan yaşadığım sevgiyi öldürdüler. Artık Fenerbahçeli filan değilim. Bu sözleri yazacağıma hayatta inanamazdım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder