19 Nisan 2011 Salı

YSK 12 adayın müracaatını iptal etti

AKP, BDP bize komplo yapıldı havasında YSK'ya ateş püskürüyorlar. Ancak hata YSK'nın değil, çünkü YSK'nın kararı yargısal, siyasî değil. Yani hâkimler yazılı kanunlara bakıp karar verirler, üzerinde yorum yapamazlar. Girdilerin aynı ise sonuç her zaman aynı olmak zorundadır. Aksi halde zaten yasa/kanun/yönetmelik vs. yetersizdir. Hâkim yasayı beğenmiyorsa bile o kararı vermek zorundadır. Bu durumda YSK'yı herhangi bir şekilde suçlayamayız, çünkü anayasaya göre o kararı vermek zorundalar.
Peki o zaman hata kimde? Yasamadan sorumlu kimse onda. Yani TBMM. Kendi hatalarını örtbas etmek için de başkalarına saldırıyorlar, komplodan dem vuruyorlar. Durumda anlaşılmayacak bir şey yok, anayasadan sen sorumlusun, demek ki sorumluluğunu yerine getirememişsin. Daha sorumlu olduğun şeyin yaratacağı sonuçlardan haberin yok.
Anayasayı incelerken, maddelerin üstünden teker teker geçip, her bir madde için ayrı vakalar oluşturman, en aykırı durumları düşünerek her birini sınaman lâzım. Yani incik cincik edeceksin anayasayı, çünkü senin aslî görevin o. Ondan sorumlusun. Hiçbir partinin bunları yapmadığına kaniyim.
Sonuç da bu olur işini yapmazsan, sonra da nafile yere, suçu başka yerlerde aramayın bir zahmet.

BDP'liler İETT otobüsüne taş yağdırdı





Son zamanlarda kaç tane protesto yapıldı memlekette, kaçında etraftakiler taşlandı peki. Protesto etmeyi beceremeyenler, etrafa saldırmak için fırsat kollayanlar gene başgösterdi. Normal hayatını sürmeye çalışan vatandaşlara saldırarak, onları yakmaya, öldürmeye çalışarak ne elde etme amacındalar?

Taşlanıp yakılmaya çalışılanlar: insanlar
itfaiye aracındaki İNSANLAR
ambulans aracındaki İNSANLAR
İETT otobüsündeki İNSANLAR
ev ve işyerlerindeki İNSANLAR

Yani gazetecilerin basmakalıp laflarla belirttiği gibi metal ve beton yığınları, eşyalar değil sadece. Kanlı canlı, etten kemikten insanlar. Elini çakmağa tuttuğunda acı çeken, bir yerine taş geldiğinde acıdan kıvranan, yüzünün bir kısmı yandığında ömür boyu o izi taşımak zorunda kalan, aynağa her baktığında ruhu acıyan insanlar.

Madem bu potansiyel/müstakbel katillerde hiç izan, vicdan yok; yanında, önünde, ardında yürüyüp hep bir ağızdan slogan atan herkes mi aynı durumda? Ne diye bu insanları aranızda barındırırsınız, ya da bunlarla aynı yolda yürürsünüz?

Madem kararı antidemokratik olduğu için protesto ediyorsunuz, aranızdaki milleti yakıp öldürme gayreti içinde olanlara neden müdahale etmiyorsunuz? Grubun arasına kışkırtıcılar karışmış, grubun herhangi bir kabahati yok demeyin. İçinde bulunduğum kalabalıkta böyle hareket edenler varsa o kalabalıktan derhal ayrılırım, bunu yapmıyorsam onların eylemlerini destekliyorum ve onları koruyorum anlamına gelir.Bu nedenle, bu eylemlerden oradaki bütün protestocular sorumludur, demektir. Kimse de kusura bakmasın.

Video:
http://bit.ly/gIWNhh


Haber:
http://bit.ly/f3Y3DD
Aksaray Metro Durağı'na doğru başlatılan yürüyüş sırasında gruptan taşlar atılması sonucu çevredeki bazı araçların, dükkanların ve evlerin camları kırıldı. Camları kırılan araçlar arasında bir İETT otobüsü de vardı.

Yürüyüş yapan grup, Atatürk (Unkapanı) Köprüsü'nden geçerken, Fatih İtfaiyesi'ne bağlı itfaiye araçları ile bir ambulansa, bir noter ve PTT kargo binasına da molotofkokteyli attı. PTT binasının camları kırıldı ve girişinde küçük çaplı yangın çıktı.

Bu arada, Fatih itfaiyesi ekipleri Tarlabaşı'ndaki bir çocuk yuvasındaki yangın ihbarına müdahale etmek üzere yolda giderken molotofkokteylli saldırıya uğradı.

Grup Aksaray Metrosu'na önüne vardığı sırada burada güvenlik önlemleri alan polis ekiplerine molotofkokteyli atıldı. Bunun üzerine polis gruba müdahale etti.